öğrenciyizbiz

FORUMDAN DAHA İYİ YARARLANMAK İÇİN LÜTFEN ÜYE OLUNUZ
öğrenciyizbiz

öğrenciyizbiz             tekno1.co.cc

-Facebook

    ATASÖZLERİ

    Paylaş

    supervisor
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı: 1992
    Kayıt tarihi: 07/09/10

    ATASÖZLERİ

    Mesaj tarafından supervisor Bir Perş. Eyl. 23, 2010 10:21 pm

    ATASÖZLERİ


    Ağacın yemişini ye,kabuğunu soyma.
    Ağaca dayanma kurur,insana dayanma ölür.
    Az kazanan çok kazanır,çok kazanan hiç kazanır.
    Az yiyen az uyur, çok yiyen güç uyur.
    Az'ı kızana, çoğu kocana gösterme.
    Ayıpsız yar arayan yârsız kalır.
    Aynan yoksa komşuna bak.
    Az düşünen, çok konuşur.
    Av kazana yakın gerek.
    Avrat ev yapar, avret (ayıp) ev yıkar.
    Ayağını yorganına göre uzat.
    Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
    Ateş, ateşi söndürmez.
    Atın ardında, kadının önünde gitme.
    Attan düşen ölmez, eşekten düşen ölür.
    Ata vurma, arpaya vur.
    Ateş düştüğü yeri yakar.
    Ateş elini yakar, kadın ömrünü.
    Aslan bile kendini sineklerden korumak zorundadır.
    Aş buldun düş, iş buldun sıvış.
    At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.
    Arı kadar (gibi) eri olanın, dağ kadar yeri olur.
    Armudun sapı var, üzümün çöpü var.
    Arpacıya borç eden, ahırını tez satar.
    Arsıza yüz versen, astar da ister.
    Anası ölen kadın;babası ölen, bey oldum sanır.
    Anasına bak kızını al, kıyısına bak bezini al.
    Ana gezer, kız gezer, ala zağar ev düzer.
    Analar besler hurmayla, eller döver yarmayla.
    Altın pas tutmaz, deli yas tutmaz.
    Abanın kadri, yağmurda bilinir.
    Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz.
    Acele giden ecele gider.
    Acele işe, şeytan karışır.
    Acele yürüyen yolda kalır.
    Acemi katır kapı önünde yük indirir.
    Acı acıyı bastırır, su sancıyı.
    Acemi marangozun talaşı tahtasından çok olur.
    Acemi nalbant gibi kâh nalına vurur, kâh mıhına.
    Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
    Acı söz insanı dininden çıkarır.
    Acındırırsan arsız, acıktırırsan hırsız olur. kâh mıhına.
    Aç ayı oynamaz.
    Aç gözünü, açarlar gözünü.
    Acıkan doymam, susayan kanmam sanır.
    Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.
    Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız edersin.
    Aç koynunda azık durmaz.
    Aç köpek fırın delermiş.
    Aç kurt insana saldırır.
    Açık yaraya kurt düşmez.
    Açın karnı doyar gözü doymaz.
    Açın imanı olmaz.
    Adam adamdır olmasa da pulu, eşek eşektir olmasa da çulu.
    Aç tokun halinden anlamaz.
    Adam eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur.
    Açlık ile tokluğun arası bir dilim ekmek.
    Adam olana bir söz yeter.
    Adam sandık eşeği altına serdik döşeği.
    Adamak kolay, ödemek güçtür
    Adamakla mal tükenmez.
    Adamın iyisi iş başında belli olur.
    Adı çıkacağına canı çıksın.
    Adı çıkmış doksana, hiç inmez seksene.
    Ağa malı deniz yemeyen domuz.
    Ağaca balta vurmuşlar "sapı bedenimde" demiş.
    Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız.
    Ağaca çıkan keçinin dama çıkan oğlağı olur.
    Ağaca çıkan keçinin doğurduğu oğlak dala bakarmış.
    Ağaca dayanma çürür, insana dayanma ölür.
    Ağacı kurt, insanı dert bitirir.
    Ağaç ne kadar uzarsa uzasın göğe değmez.
    Ağaç ne kadar meyve verirse, dalı o kadar yere eğilir.
    Ağaç kökünden yıkılır.
    Ağır baş iyidir, yenlik olsa uçar.
    Ağaran baş, ağlayan göz gizlenmez.
    Ağaçtan maşa, aptaldan paşa olmaz.
    Ağaç yaşken eğilir.
    Ağa malı deniz yemeyen domuz.
    Ağaçlı köyü su basmaz.
    Ağaç ne kadar yüksek olsa da yaprakları yere düşer.
    Ağlama ölü için, ağla deli için.
    Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.
    Ağır kazan geç kaynar.
    Ağır otur, batman götür.
    Ağız yemeyince yüz utanmaz.
    Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
    Ağır taş batman döver.
    Ağır git ki yol alasın.
    Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.
    Ağlayanın malı gülene hayır gelmez.
    Ağrısız baş mezarda gerek.
    Ağustos ayında beyni kaynayanın, zemheride kazanı kaynar.
    Ağustosta beynin kaynasın, kışın da tencere kaynasın. .
    Ağzı açık ayran delisi.
    Ağzından bal akıyor.
    Ah alan onmaz, ah yerde kalmaz.
    Ah alan onmaz.
    Ahmak misafir, ev sahibini ağırlar.
    Ak akçe kara gün içindir.
    Ak gün ağartır‚ kara gün karartır.
    Ak ile kara dere kenarında belli olur.
    Ak koyunun kara kuzusu da olur.
    Ak köpeğe koyun diye sarılma.
    Akılı olmayana neylesin sakal, kayışı tarladan götürür çakal.
    Akıllı düşünene kadar, deli oğlunu evermiş, torunu olmuş.
    Akıllı evladın var, neylersin mali, akılsız evladın var neylersin mali?
    Akan su yosun tutmaz.
    Akan su, pis tutmaz.
    Akçe bulsam, çıkı yok.
    Akıl para ile satılmaz.
    Akıl akıldan üstündür.
    Akıl yaşta değil baştadır.
    Akıl yiğide sermayedir.
    Akılsız başın zahmetini ayaklar çeker.
    Akılsız baştan sefil taban ne çeker.
    Akılsızın şaşkını beyaz giyer kış günü.
    Akıntıya kürek çekme, kurak yere ekin ekme.
    Akşam gelen misafirin, yiyeceği bulgur sıkısı, yatacağı ahır sekisi.
    Al elmaya taş atan çok olur.
    Alışmış kudurmuştan beterdir.
    Allah şaşırttı mı, dayıya hala dedirtirmiş.
    Alim unutmuş, kalem unutmamış.
    Alma el kızının ahını, gökten indirir şahini.
    Altın eşik, ağaç eşiğe muhtaçtır.
    Altın yere düşmeyle değer kaybetmez.
    Ananın bastığı yavru incinmez.
    Bir gemiyi iki reis batırır.
    Buzağılı inek kıymetli olur.
    Bülbülün çektiği dili belâsıdır.
    Büyük dağa kar yağmadıkça küçük dağa sıra gelmez.
    Büyük lokma ye de büyük söz söyleme.
    Boş gezen boklu örmeyi tez bulur.
    Bu dünya iki kapılı handır, gelen bilmez geden bilmez.
    Budalanın yağı çok olursa sakalına sürer.
    Buğday başak verince orak pahalanır.
    Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek.
    Borçlu güle güle gider, ağlayı ağlayı gelir.
    Boş fıçı çok langırdar.
    Bir yoğurum hamurun varsa da erbabına yoğurt.
    Birbirinle ye iç, alavere etme.
    Birbirinle ye iç, alavere etme.
    Birinin evi yanar, biri balta sapı üteler.
    Bitli lanın kör alıcısı olur. bak
    Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
    Bir korkak bir orduyu bozar.
    Bir ye de bin şükret!
    Bir bütün bir yarımdan iyidir.
    Bir çamdan hem dama direk, hem ahıra kürek olur.
    Bir darlığın bir bolluğu, bir bolluğun bir darlığı.
    Bir edene, bir eden bulunur.
    Bir "Ye'rim." diyenden kork, bir 'Yemem.' diyenden.
    Bir ahmak olmayınca, bir akıllı geçinemez.
    Bin atın varsa bin dinlen, bir atın varsa in dinlen.
    Bin işçi, bin başçı.
    Binilmeyecek eşeğe torba takılmaz.
    Beş paralık fener, o kadar yanar.
    Beylik tastan su içilmez.
    Bilmediğin işe karışma, bilmediğin yola gitme!
    Bebeler birbirinden huy kapar, ayranlarına su katar.
    Bekarlık sultanlıktır.
    Berduşun şaşkını, gözlük takar kış günü.
    Besle kargayı oysun gözünü.
    Başucun pınar, ayakucun göl olsun.
    Batıl itikat, zayıf kafaların dinidir.
    Batman ile giren, direm ile çıkmaz.
    Baykuş viraneyi gülistana değişmez.
    Baskıdaki altından , askıdaki salkım yeğdir.
    Baş ağrıyınca sivrisinek davul olur.
    Başına gün doğsun.
    Bal olan yerde sinek de olur.
    Bal yiyen baldan bıkar.
    Bahar çiçeğiyle güzeldir.
    Bakmakla usta olunsa köpekler usta olurdu.
    Bal olan yerde sinek de olur.
    Bağa var izin olsun, yemeye yüzün olsun.
    Babasına hayır etmeyenin kimseye hayrı olmaz.
    Bağa bak üzüm olsun, üzümü yemeğe yüzün olsun.
    Baba borç yapar çoluk çocuk aç yatar.
    Baba ekmeği zindan ekmeği, koca ekmeği meydan ekmeği.
    Baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşır.
    Baba mirası yanan mum gibidir.
    Baba oğla bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş.
    Babadan mal kalır, kemal kalmaz.
    Baban bana öğüt verirken, ben inek gözünde kırk sinek saydım.
    Babası ölen bey, anası ölen kadın olur.
    Babaya dayanma, karıya güvenme.
    Baca eğride olsa, dumanı doğru çıkar.
    Bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var
    Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
    Bakkal ölenin borcunu, diriye ödettirir.
    Bakmakla öğrenilseydi, kediler kasap olurdu
    Bal tutan parmağını yalar.
    Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.
    Baskısız yongayı yel alır.
    Baş nereye giderse, ayak oradadır.
    Bebeler birbirinden huy kapar, ayranlarına su katar.
    Bekâr gözü ile kız alınmaz.
    Bekâr gözü kör gözü.
    Bekâra karı boşamak kolay gelir.
    Bekârlık maskaralıktır.
    Bekleyen derviş muradına ermiş.
    Beleş peynir fare kapanında bulunur.
    Besle kargayı oysun gözünü.
    Ceviz gölglesi yavuz gölgesi, söğüt gölgesi, yiğit gölgesi.
    Cebinden korkan cibinliği beraber taşır.
    Cemaat ne kadar çok olsa imam yine bildiğini okur.
    Canı acıyan eşek, atı geçer.
    Canbaz ipte, balık dipte gerek.
    Cami dururken mescitte namaz mılınmaz.
    Canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır.
    Can evi, babam evi.
    Can çıkar, huy çıkmaz.
    Can boğazdan gelir.
    Cahilin dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir.
    Cahil ile konuşan cahil olur.
    Cahil adam meyve vermeyen ağaca benzer.
    Cami yıkılsa da mihrap yerindedir.
    Cami ne kadar büyük olsa imam bildiğini okur.
    Caminin kapısını bilmez, sofuluk taslar.
    Cana gelecek mala gelsin.
    Canı kaymak, isteyen mandayı yanında taşır.
    Canı yanan eşek atı geçer.
    Cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilemez.
    Cins kedi ölüsünü göstermez.
    Cömert derler, maldan ederler, yiğit derler candan ederler.
    Cömert ile nekesin harcı birdir.

    Çokluğa darı saçılmaz.
    Çocuk ile yoğurt yiyen elbette ağzına yüzüne bulaştırır.
    Çirkin kazı evin toplar, güzel karı düğün gezer.
    Çirkin ile bal yeme, güzel ile taş taşı.
    Çürük merdivenle dama çıkılmaz.
    Çiftçi yağmur ister, yolcu kurak.
    Çürük iple kuyuya inilmez.
    Çok gezenin ayağına çöp batar.
    Çöreğin büyüğü un çokluğunda olur.
    Çok bilen çok yanılır.
    Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin.
    Çobansız sürü olmaz.
    Çok bilen çok yanılır.
    Çobana verme kızı, ya koyun güttürür ya kuzu.
    Çivi çiviyi söker.
    Çoban çorabını kendi örer.
    Çocuğuna iş buyuran ardınca kendi gider.
    Çıkmadık candan ümit kesilmez.
    Çıra dibine ışık salmaz.
    Çiftçinin anbarı sabanın ucundadır.
    Çingene ele kızmış, kendi çocuğunun ağzını yırtmış.
    Çekirgeyi suya göndermişler yine çekirge getirmiş.
    Çıkacak kan damarda durmaz.
    Çarşambanın gelişinden perşembe bellidir.
    Çamın kökü, yalancının sözü bitmez.
    Çalıda gül bitmez, çahile söz yetmez.
    Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.
    Çağırılan yere erinme; çağrılmayan yere görünme.
    Çakalsız köy olmaz.
    Çağrılmadığın yere taş olma.
    Cins horoz yumurtada öter.
    Çabuk parlayan çabuk söner.
    Çağrıldığın yere git, ar eyleme; çağrılmadığın yere gidip yerini dar eyleme.
    Çağrılmadık yere, çörekçi ile börekçi gider.
    Çalışan demir pas tutmaz.
    Çalışmak ibadetin yarısıdır.
    Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.
    Çamura taş atma üstüne sıçrar.
    Çatal kazık yere batmaz.
    Çiftçilik, eşeğin kuyruğuna benzer, ne uzar ne kısalır.
    Çingene ciğer pişirir, yemeden karnını şişirir.
    Çoban ne yesinki köpeğine yedirsin
    Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider.
    Çocuk evin meyvesidir.
    Dünyada tamah varken, dolandırıcı açlıktan ölmez.
    Düşenin dostu olmaz.
    Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
    Dilin kemiği yok ama kemiği kırar.
    Diş eti karın doyurmaz.

    Dişi ağrıyan dilini kesmeli, gözü ağrıyan elini.
    Deveye diken gerek olunca boynun uzatır.
    Devlet olmayınca başta, yastık neyler başta.
    Devletliye dokun geç, fıkaradan sakın geç.
    Deveye boynun eğri demişler, nerem doğru demiş.
    Dil insanı yaya bırakır.
    Dost yüzünden, düşman gözünden bellidir.
    Düşmanın eline kılıç verilmez.
    Dilencinin torbası olmaz.
    Dilenen doymaz, dilenmeyen acıkmaz.
    Dolu bardak su almaz.
    Dut demeye dudak ister.

    Dünyada eken ahrette biçer.
    Düğüncü düğünü uzatırsa döğünür.
    Döngel ile oruç tutulmaz.
    Dost acı söyler.
    Dolu küpün sesi çıkmaz.
    Düşmanın eline kılıç verilmez.
    Dişi kuşu yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı.
    Düğünsüz ev olur, ölümsüz ev olmaz.
    Doğmadık çocuğa kaftan biçilmez.
    Dipsiz kile boş anbar ha doldur hal doldur.
    Dil yarası unutulmaz.
    Dumansız baca olmaz.
    Deve ahmak olduğundan kılavuzu eşektir.
    Deveye boynun eğri demişler, nerem doğru demiş.
    Dervişe bir lokma, bir hırka gerek.
    Deve kadar büyümüşsün, kulağı kadar haysiyetin yok.
    Dertsiz baş, yarasız ağaç olmaz.
    Dervişin fikri ne ise zikri odur.
    Denize düşen yılana sarılır.
    Dervişin fikri ne ise zikri odur.
    Denizdeki balık pazar olmaz.
    Derdi veren dermanını da verir.
    Demir nemden çürür, insan gamdan.
    Deliye taş atma, kaldırır başını yarar.
    Delik kapta su durmaz.
    Deli ağlamaz, akıllı gütmez.
    Demir kızgın iken dövülür.
    Deli kız düğün etmiş, kendi baş sedire geçmiş.
    Değirmen taşsız öğütmez.
    Değirmene varan un öğütür, evdeki nöbet savar.
    Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.
    Debbağ sevdiği deriyi yerden yere vurur.
    Davuldan gelen zurnaya gider.
    Dayısı olan dayısına yanaşır.
    Danışan dağı aşmış, danışmayan düz ovada yolu şaşırmış.
    Davul tozu, minare gölgesi.
    Dağına göre kar yağar.

    Dağ tavşansız olmaz.
    Dalkıran baş keser.
    Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı.
    Dağ ile yarışan duvarından çıkar.
    Dağ başında harman savrulmaz.
    Dağ dağ üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.
    Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur.
    Dağ dumansız insan hatasız olmaz.
    Damlaya damlaya göl olur.
    Danışan dağ aşmış,danışmayan yolu şaşmış.
    Darlıkta dirlik olmaz.
    Davetsiz gelen döşeksiz oturur.
    Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
    Demir nemden insan gamdan çürür.
    Deniz yoğurt olmuş da yemeye kaşık bulunmamış.
    Dağ başında harman savrulmaz.
    Deniz`e düsen yağmurdan korkmazmış.
    Düşmanın karıncaysa da kork.
    Düşman ayağa dost basa bakar.
    Düşenin dostu olmaz.
    Dünya malı dünyada kalır.
    Dost kara günde belli olur.
    Denize düşen yılana sarılır.
    Evlenmeden önce gözlerini açmayanlar, evlendikten sonra gözlerini kapamaya mecbur kalırlar.
    Erken kalkmayan avrat, söz dinlemeyen evlat, mahmuzla gitmeyen at; kapında varsa kaldır at.
    Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur
    Etme kulum bulursun, İnileme ölürsün.
    Evinden çıkan deli olur, başında bin hali olur.

    Eşek eşeği ödünç kaşır.
    Erkeği er eden de karıdır, eriden de karıdır.
    Emek olmadan yemek olmaz.
    Eşek kızınca beygiri koyup geçer.
    Eşek hoşaftan ne anlar.
    Eşeğin yavrusu sıpa, terbiyesi sopa.
    Er çıkan yol alır, er evlenen döl alır.
    Emanet atın dişi arpa yerken kırılır.
    Elin ölüsü ele güler.
    Elin ekmeği kanlıdır silebilen yer.
    El elin eşeğini ıslık çala çala arar.
    Eli hamur karnı aç.
    El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
    El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.
    El elin eşeğini ıslık çala çala arar.
    El ağzına bakan, karısını tez boşar.
    Ekmeğin büyüğü , hamurun çoğundan olur.
    Eceli gelen köpek, cami duvarına siyer.
    Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.
    Ecel geldi cihane,baş ağrısı bahane
    Ecele çare olmaz
    Eceli gelen köpek cami duvarına işer
    Eceli gelen sıçan kedinin taşaklarını kaşır
    Edebi,edepsizden öğren
    Eden bulur,inleyen ölür
    Ev sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi.
    Eski çamlar bardak oldu.
    Evdeki hesap çarşıya uymaz
    Esirgenen göze çöp batar.
    Eşek kocamakla tavla başı olmaz.
    Eğilen baş kesilmez.
    Eğri oturalım doğru konusalım.
    Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.
    El ağzı ile çorba içilmez.
    El yarası onar Dil yarası onmaz.
    Elmanın dibi göl, armudun dibi yoldur.
    Elmayı soy da ye, armudu say da ye.
    Emanet eşeğin yuları gevşek olur.
    Eşek olduktan sonra semer vuran çok olur.
    Et tırnaktan ayrılmaz.
    Ev sahibinin hatırı olmazsa köpeğini dövmek kolaydır
    Evdeki hesap çarşıya uymaz.
    Eyyam sana uymazsa sen eyyama uy.
    Fırıncının çocuğu aç dolaşırmış.
    Fukaranın şaşkını, beyaz giyer kış günü.
    Fırsat eldeyken sürün devranı.

    Fakirlik ayıp değil,tembellik ayıp.
    Fala inanma,falsız da kalma.
    Fare,çıktığı deliği bilir.
    Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar.
    Felek kimine kavun yedirir,kimine kelek.
    Fazla aş,ya karın ağrıtır ya baş.
    Faydasız baş,mezara yaraşır.
    Fakir oynayacağı zaman davul patlar.
    Fukaranın düşkünü,beyaz giyer kış günü.
    Fakir parasız olan değil akılsız olandır.
    Fakirin ekmeği umuttur.

    Fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış.
    Faydasız baş,mezara yaraşır.
    Fazla naz aşık usandırır.
    Fırsat eldeyken sürün devranı.
    Fazla naz aşık usandırır.
    Gafile kelam,nafile kelam.
    Gelen gideni aratır.
    Gençligin degeri bilinse,ihtiyarlığın şikayeti azalır.

    Garibin yardımcısı Allah'tır
    Güvenme dayına, ekmek al yanına.
    Garip kuşun yuvasını Allah yapar
    Göz, mideden büyüktür.
    Göz görmeyince gönül katlanır.
    Görünen dağın ardı yakındır.
    Geçmişe mazi, yenmişe kuzu derler
    Gönlün sevdiği, ya kürklü olur ya kepenekli.
    Geç olsun da güç olmasın
    Göl yerinden su eksik olmaz.
    Gabbe içerden olunca, kapı tırkaz tutmaz.
    Gel demek kolay,git demek güçtür.
    Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer
    Göz görür,gönül çeker
    Gülü seven dikenine katlanır
    Gevşek tükürüğün sakala zararı vardır.
    Gittiğin yer kör ise, yözünü yum da bak.
    Gavurun tembeli keşiş,Müslüman'ın tembeli derviş
    Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye.
    Güneş giren eve hekim girmez.
    Gülme komşuna gelir başına.
    Gezen ayağa taş değer
    Görünen köy kılavuz istemez
    Göz görmeyince gönül katlanır.
    Göz görür,gönül çeker
    Gündüz yenilen hurmalar, gece mideni tırmalar.
    Gülme komşuna gelir başına.
    Göz odur ki dağın arkasını göre,akıl odurki başa geleceği bile.
    Gülü seven, dikenine katlanır.
    Gözün ile görmediğini söyleme.
    Güzellik ondur, dokuzu dondur.
    Güzel gözünden, yiğit sözünden belli olur.
    Güttüğü iki keçi, ıslığı dağı taşı tuttu.
    Güneş girmeyen eve doktor girer.
    Güneş giren eve hekim girmez.
    Güneş girmeyen eve doktor girer.
    Güneş giren eve hekim girmez.
    Güneş balçıkla sıvanmaz.
    Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür
    Her insan yanlış yapabilir ancak büyük insanlar yanlışlarını anlar.

    Herşey incelikten insan kabalıktan kırılır.
    Halka verir talkını, kendi yutar salkımı.
    Hocanın dediğini tut, yoluna gitme.
    Hak deyince akan sular durur
    Her akıl bir olsa, küçük mala çoban bulunmaz.
    Hak doğrunun yardımcısıdır
    Hamballıkla tembellik bir arada olmaz.
    Hünersizın gömleği dikilmiş gelir.
    Hacı Mekke'de,derviş tekkede
    Hıdırellez yaz kapısı, yedi gün sürer tipisi.
    Her bildiğini söyleme, her söylediğini bil.
    Her evin işi, her dağın kışı kendinedir.
    Huylu huyundan vazgeçmez
    Her koyun kendi bacağından asılır.
    Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
    Hacı hacıyı Mekke'de bulur
    Her yokuşun bir inişi vardır.
    Herkesin aklı bir olsa koyuna çoban bulunmaz.
    Haddini bilmeyene bildirirler
    Horoz ölür gözü çöplükte kalır.
    Her koyun kendi bacağından asılır.
    Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir.
    Her akla geleni işleme her ağacı taşlama
    Her işin başı sağlık.
    Halaya giren kolunu sallar.
    Hamala semeri yük olmaz.
    Harman yel ile düğün el ile olur.
    Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir.
    Hasta yatan değil, eceli gelen ölür.
    Haydan gelen huya gider.
    Her işte bir hayır vardır.
    Her kuşun eti yenmez.
    Her şakanın altında bir gerçek yatar.
    Her şeyin yenisi, dostun eskisi.
    Her taş baş yarmaz.
    Her zamanı bir sayma.
    Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
    Hırsız sekiz, köşe dokuz.
    Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.
    Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.
    Huylu huyundan vazgeçmez.
    Isıracak köpek dişini göstermez.
    Irmaktan geçerken at değiştirilmez

    Isırgan ile taharet olmaz
    Ihlamurdan odun olmaz,beslemeden kadın olmaz
    Isıramadığın eli öp de başına koy
    Islanmışın yağmurdan pervası yoktur
    Irmak kenarına çeşme yapılmaz
    Isıran it,dişini göstermez
    Işığını akşamdan önce yakan,sabah çırasına yağ bulamaz
    İyi evlat babayı vezir, kötü evlat rezil eder.
    İki baş bir kazanda kaynamaz.
    İtle çuvala girilmez.
    İyi kocan var gir oyna çık oyna, kötü kocan var gir ağla çık ağla..
    İmam bildiğini okur.
    İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol.
    İstersen göl olur, istersen yol olur.
    İstenmeden yenen aş, ya karın ağrıtır, ya baş.
    İte pastırma bekletilmez.
    İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.
    İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.
    İğneyi kendine batır çuvaldızı başkasına.
    İnine sağmıyan tilki, kuyruğuna çan takar.
    İbadet de gizli, kabahat da.
    İğneyi kendine, çuvaldızı ele batır.
    İki aslan bir posta sığmaz.
    İki cambaz bir ipte oynamaz.
    İki gönül bir olunca (olursa) samanlık seyran olur.
    İnsan kocar, gönlü kocamaz.
    İnsan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa (anlaşır).
    İnsan sözünden, hayvan yularından tutulur.
    İp inceldiği yerden kopar.
    İt iti ısırmaz.
    İt ite buyurur, it de kuyruğuna.
    İyi insan lafının üzerine gelirmiş.
    Kabahat da gizli olmalı,ibadet de
    Kör satıcının kör alıcısı olur.

    Kaçanın anası ağlamamış
    Kabahat ölende değil,öldürendedir
    Kuzguna yavrusu şahin görünür.
    Köpek köpeği ısırmaz.
    Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
    Kehlesi muteber olur, talihi yaver gidenin
    Kurt kocayınca, köpeğin maskarası olur.
    Keçiye içki içirmişler kurdun evini sormuş
    Köpeğe dalaşmaktansa, çalıyı dolaşmak iyidir.
    Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler
    Köpeği öldürene sürüttürürler.
    Köpek neylesin takkeyi tingilderken düşürür.
    Kaçan balık büyük olur
    Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz.
    Kör ata ha göz kırpmışsın, ha başını sallamışsın.
    Köpeğin duası geçse, gökten kemik yağar.
    Kanaat gibi devlet olmaz
    Korkulu düş görmekten, uyanık durmak yeğdir.
    Kapanması güç olan kapıyı açma.
    Köpeğinin hatırı yoksa, sahibinin hatırı vardır.
    Kadı anlatana göre fetva verir
    Kimse komşusuna gereksinim duymayacak kadar , zengin değildir.
    Kar mı soğuk söz mü soğuk.
    Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.
    Kan, kanla yunmaz
    Kazan kaynadığı yerde taşar.
    Kork nisanın beşinden, öküzü ayırır eşinden.
    Kayaya tos vuran, acısını kendi çeker.
    Keçinin gürdüğü, çobanın deyneğine sürtünür.
    Kedi sirke içmez.
    Kendi küsen kendi barışır.
    Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
    Kadı ekmeğini karınca yemez
    Kedinin gürdüklüğü samanlığa kadardır.
    Kendi düşen ağlamaz
    Kazanmayanın kazanı kaynamaz.
    Kişi refikinden azar
    Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz
    Kurt komşusunu yemez
    Karpuz kesmekle yürek soğumaz.
    Kuru laf karın doyurmaz
    Kafa kafa olmayınca, şapka ne yapıversin?
    Kuzguna yavrusu şahin görünür
    Kalabalıktan dilini, sofradan elini kısa tut.
    Kaçan tavşan büyük olur.
    Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez
    Kadın vardır çörden, çöpten aş eder, kadın vardır pişmiş aşı taş eder.
    Kasap dükkanında et kokmaz.
    Kurcalama sivilceyi, çıban edersin
    Kadının kötüsü kadar kötü, iyisi kadar iyi yaratık yoktur
    Kaçan balık büyük olur.
    Kalem kılıçtan üstündür.
    Karga bülbülü taklit edeyim derken, ötmeyi unutmuş.
    Kasap sevdiği postu yere vurur.
    Kazma kuyuyu, kazarlar kuyunu.
    Kedi gidince fare bey olur.
    Keskin sirke küpüne zarar verir.
    Kılıç kınını kesmez.
    Kızım sana diyorum, gelinim sen anla.
    Kimi yer, kimi bakar. Kıyamet ondan kopar
    Komşu komşunun külüne muhtaçtır
    Komşuda pişer, bize de düşer.
    Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
    Kurunun yanında yaş da yanar.
    Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.
    Köprüyü gecene kadar, ayıya dayı de.
    Laf ile peynir gemisi yürümez.
    Lokma karın doyurmaz,şefkat artırır.
    Laf lafı açar.

    Laf torbaya girmez.
    Latife latif gerek.
    Leyleğin ömrü laklak ile geçer.
    Lokma çiğnemeden yutulmaz.
    Mürüvvete endaze olmaz.
    Mühür kimde ise Süleyman odur.
    Meyve veren ağaç taşlanır.
    Mum dibine karanlık.
    Misafirin umduğu, ev sahibine iki öğün olur.
    Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni.
    Meyhaneciden kefil istemişler,bozacıyı göstermiş.
    Mirasa "nereye gidiyorsun?" demişler "esip yağmaya, sürüp savurmaya" demiş.
    Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.
    Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
    Martta yağmasın, nisanda dinmesin.
    Mal adama hem dost,hem düşmandır.
    Mal canı kazanmaz,can malı kazanır.
    Mal canın yongasıdır.
    Mal melameti örter.
    Malını yemesini bilmeyen zengin her gün züğürttür.
    Mart ayı, dert ayı.
    Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
    Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır.
    Mum dibine ışık vermez.
    Mühür kimde ise Süleyman odur. .
    Ne ekersen, onu biçersin.
    Ne idik,ne olduk.
    Ne doğrarsan aşına,o çıkar kaşığına.
    Nasihat isteyen tembele iş bulursun.
    Namaza meyli olmayanın ezanda kulağı olmaz.
    Ne oldum dememeli,ne olacağım demeli.
    Ne verirsen elinle,o gelir seninle.
    Nerede birlik,orada dirlik.
    Nerede hareket,orada bereket.
    Niyet hayır,akıbet hayır.
    Olsa ile bulsayı ekmisler, hiç bitmis.
    Oynayacak adam, kağnı gıcırtısında da oynar.
    Oynayamayan gelin; "Yerim dar." der.
    Olacak oğlan gelişinden belli olur.
    Oduncunun gözü ormanda.
    Olmaz olmaz deme,olmaz olmaz.
    Otu çek köküne bak.
    Oğlanınki oğul balı, kızınki bahçe gülü.
    Olgun bir insanı dost edinmek isterseniz tenkit edin, basit bir insanı dost edinmek isterseniz, methedin.
    Oğlan yemiş oyuna, çoban yemiş koyuna gitmiş.
    Oğlanın şaşkını, babasının zenginliğini metheder.
    Oğlan babadan öğrenir meclis gezmeyi, kız anadan öğrenir sofra yazmayı.
    Olacakla öleceğe çare yoktur.
    Osurukla boya boyanmaz.
    Oğlan dayıya,kız halaya çeker.
    Ölümü gören, hastalığa razı olur.
    Öfke ile kalkan zararla oturur.
    Öz ağlamayınca göz ağlamaz.
    Öğüt, bir hazine kadar değerli olduğu halde genellikle bedava verilir.
    Ölecek tavşan çomağa karşı gelir.
    Ölmüş eşşek kurttan korkmaz.
    Öfke ile kalkan zararla oturur.
    Öküz altında buzağı aranmaz.
    Ölüsü olan bir gün, delisi olan her gün ağlar.
    Öfke gelir gider, kelle gider gelmez.
    Ödünç güle güle gelir,ağlaya ağlaya gider.
    Para iyi bir uşak, kötü bir efendidir.
    Para para kazanır, koçyiğit bağ beller.
    Padişah yasağı üç gün sürer." der.
    Palamut çok biterse kış erken olur.
    Papaz her gün pilav yemez.
    Para ile imanın kimde olduğu bilinmez.
    Paranın yüzü sıcaktır.
    Parayı veren düdüğü çalar.
    Pazar ilk pazardır.
    Perşembenin gelişi,çarşambadan bellidir.
    Pilav yiyen, kaşığı belinde gerek.
    Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.
    Rüşvet kapıdan girince insaf kapıdan çıkar.
    Rüzgarlı havanın kuytusu,yağmurlu havanın uykusu.
    Rüzgara karşı tüküren,kendi yüzüne tükürür." der.
    Rüzgar esmeyince yaprak oynamaz.
    Rüzgar eken fırtına biçer.
    Rençber kırk yılda,tüccar kırk günde.
    Rağbet güzel ile zenginedir.
    Rahat ararsan mezarda.
    Ramazanda yalan söyleyenin yüzü,bayramda kara olur.
    Sadık dost akrabadan yeğdir.
    Saç kıvamını bulur hamur tükenir, yaş kıvamını bulur ömür tükenir..

    Saksağan danayı, babası hayrına bitlemez.
    Sakınılan göze çöp batar.
    Sağır bir kocayla , kör bir kadın mutlu bir çifttir.
    Sarı öküzün yanında duran; ya huyundan ya tüyünden kapar.
    Sarhoşlar ve çocuklar doğruları söylerler.
    Samur kürk de olsa kabahatli kimse üzerine almaz.
    Sanatına güvenenin para ayağına gelir.
    Serçeden korkan darı ekmez.
    Sen pazarda hiç adam ağzı görmedin mi ?
    Sen işlersen mal işler, insan böyle genişler.
    Sirkeyi, sarımsağı düşünen paçayı yiyemez .
    Sinek küçüktür, ama mide bulandırır.
    Sevilmedik ot, insanın başucunda biter.
    Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir.
    Sormak ayıp değil, bilmemek ayıp.
    Sonradan görme kuldan, buluttan çıkma günden korkulur.
    Sürüden ayrılan koyunu kurt kapar.
    Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.
    Sabreden derviş muradına ermiş.
    Sakla samanı gelir zamanı.
    Sanat altın bileziktir.
    Sayılı koyunu kurt kapmaz.
    Sopayı yiyen eşek, atı geçer
    Söyle arkadaşını söyleyeyim sana seni.
    Söz büyüğün sus küçüğün.
    Söz gümüş sükût altın.
    Su akmayınca durulmaz.
    Su testisi su yolunda kırılır.
    Sürüden ayrılan koyunu kurt kapar.
    Sürüden ayrılan koyunu kurt kapar.
    Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer.
    Şeytanla saman eken, sapını alır.
    Şapkası dar gelen , başım büyük sanır.
    Şaraptan bozma sirke keskin olur.
    Şahin ile deve avlanmaz
    Şahin küçük et yer, deve büyük ot yer.
    Şaşkın ördek, tersten dalar
    Şeriatın kestiği parmak acımaz
    Şimşek çakmadan gök gürlemez.
    Şaraptan bozma sirke keskin olur.
    Şeytanla ortak buğday eken samanını alır.
    Tuzsuz koyun tuzlu koyunu yalaya yalaya bitirirmiş.
    Tilki tilkiliğini bildirene kadar, post elden gider.

    Tok evin aç köpeği.
    Toprak diye avuçladığın sarı altın olsun.
    Tilki inine kadar kovalanmaz.
    Terzi kendi söküğünü dikemezmiş.
    Tazının topallığı tazı görünceye kadardır.
    Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.
    Tasa doyurur, acı acıktırır.
    Tavuk değindiğinden, deli düşündüğünden belli olur.
    Tartılırsan denginle tartıl.
    Taş düştüğü yerde ağırdır.
    Taşıma su ile değirmen dönmez.
    Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
    Tırnağın varsa başını kaşı.
    Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır.
    Topalla gezen aksama öğrenir.
    Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.
    Ucuz etin yahnisi yavan olur.
    Ucuzdur vardır bir illeti, pahalıdır vardır bir hikmeti.
    Ulu sözü dinlemeyen uluya kalır.
    Ulular köprü olsa basıp geçme.
    Ummadığın taş baş yarar.
    Umut fakirin ekmeğidir.
    Uyku ölümün kardeşidir.
    Ustanın çekici bin altın.
    Uyuyan yılanın kuyruğuna basılmaz..
    Uşağı işe koş, sende ardına düş.
    Uzaktan davulun sesi hoş gelir.
    Üç elli, yaz belli.
    Ürümesini bilmeyen it, sürüye kurt getirir.
    Üzümün çöpü var, armudun sapı var.
    Üzümünü ye, bağını sorma.
    Üveye etme özünde bulursun, geline etme kızında bulursun.

    Üzüm üzüme baka baka kararır.
    Vakitsiz açılan gül çabuk solar.
    Varsa pulun, herkes kulun.
    Vakit nakittir.
    Vakitsiz öten horozu keserler.
    Var ne bilsin yokun halinden.
    Varsa hünerin, her yerde vardır yerin. .
    Vücut kocar, gönül kocamaz.
    Veren el, alandan elden üstündür.
    Yenecek aş, buğundan belli olur.
    Yağmurlu günde tavuk su içmez.
    Yaralı tavşana sıkı atılmaz.
    Yardımcının yardımcısı olur.
    Yeni testi suyu soğuk tutar.
    Yenilen pehlivan güreşe doymaz.
    Yenilen pehlivan güreşe doymaz.
    Yiğidi öldür, hakkını yeme.
    Yıl harmansız kalmaz.
    Yiyen bilmez doğrayan bilir.
    Yolu sormak, kaybolmaktan iyidir.
    Yoğurdum ekşi diyen olmaz.
    Yuvayı dişi kuş yapar.
    Yuvarlanan tas yosun tutmaz.
    Yabancı koyun kenarda yatar.
    Yanık yerin otu tez biter.
    Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
    Yanlış hesap Bağdat'tan döner. .
    Yazın eli yaş olanın, kışın ağzı yaş olur.
    Yol sormakla bulunur.
    Yol yürümeyle, borç ödemeyle biter.
    Yolundan giden yorulmaz.
    YuvaYük altında ancak eşek kalır.
    Ziyan olan koyunun kuyruğu yağlı olur.
    Zenginin malı, fakirin ağzını yorar.
    Zenginlikle sıcaktan zarar gelmez. .

    Zenginin gönlü olasıya kadar, fakirin canı çıkar.
    Zenginin kağnısı dağdan aşar, fakirin eşeği düz yolda şaşar
    Zenginin ayakucunda uyuyacağına, fakirin başucunda uyu.
    Zahmeriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.
    Zengin adam, elindeki kendine yeten adamdır.
    Zahmetsiz rahmet olmaz.
    Zaman sana uymazsa sen zamana uy.
    Zararın neresinden dönersen kârdır.
    Zenginin horozu bile yumurtlar.
    Zenginin malı, züğürdün çenesini yorar.
    Zenginlikle sıcaktan zarar gelmez.
    Zorla güzellik olmaz.

      Forum Saati Çarş. Ekim 22, 2014 5:09 am